KARIN MUAYENESİ:
Meme başlarından aşağı inen vertikal çizgilerin horizantal çizgileri kesmesiyle karın dokuz kadrana ayrılır. Kadranlar kenarlarda üstten aşağı doğru sağ ve sol hipokondrium, lumbal ve inguinal bölgeler olmak ve ortada epigastrik umblikal ve suprapubik olmak üzere 9 kadrana ayrılır.
İNSPEKSİYON: Karnın şekli: Hasta yatarken karın içeri çökük ve solunum sıkıntısı ile beraberse diafragma hernisi akla gelmelidir. Karın distansiyonu asit, kitle, organomegali veya fazla hava oluşması ile meydana gelir. HSM, hidronefroz, pankreas kistleri organomegaliye örnektir. Peritonit ve paralitik ileusta motilite barsaklarda kaybı ile distansiyon meydana gelir. Wilms tm, nöroblastom, lenfomalar, embriyonal rabdomyosarkom, over kist-tm’leri, barsak duplikasyonları, KC tm’leri, pankreas kistleri, retroperitoneal sarkomlar, teratomlar ve polikistik böbrekler sayılabilir.
Karın hareketleri: Çocuklarda 5-6 yaşından önce abdominal solunum görülür. Diafragma paralizi, peritonit, paralitik ileus ve distansiyonda abdominal sol görülmez. 5-6 yaşından sonra torakal solunum görülür ve olmaması Polio, Guillain Barre sendromuna bağlı interkostal kas paralizisini, kosta kırıklarını, pnömoni, amfizem, plöreziyi düşündürür.
Karında paradoksal hareketler karın kasları veya diafragmanın paralizilerinde meydana gelir. İlk iki ayda epigastrik ve sol hipokondrium bölgesinde soldan sağa doğru barsak peristaltik hareketleri kusma ile beraberse hipertrofik pilor stenozunu düşündürür. Burada 15-25 günlük, devamlı fışkırır tarzda kusması olan çoc’da mutlaka düşünülmelidir. Beslenme aralarında veya bebeğin kusmasından sonra yapılan palapasyonda karın sağ üst kadranında zeytin tanesi şeklinde “olive” adı verilen kitlenin palpe edilmesi tanı koydurucudur.
KARIN DUVARI: Abdominal distansiyon, kalp yetmezliği, peritonit, portal hipertansiyon ve venöz obstrüksiyonlarda yüzeyel karın venleri daha belirgin hale gelirler. Normalde umblikusun altındaki venler yukardan aşağıya, üstündekiler aşagıdan yukarı doğru dolarlar. Vena Cava İnf tıkanıklığında ve portal hipertansiyonda venler alttan yukarı dolarlar ve kollateraller göbekten etrafa yayılır. Kollaterallerin fazla olmasına kaput meduza ismi verilir. Spider nevus ise Kr KC hastalıklarında görülen örümcek şeklinde arterio-venöz fistül olup, ortasına basıldığında dallanmaları solar. Diastazis rekti ise karın distansiyonu ve karın kaslarındaki hipotoni ile rektus kaslarının ayrılarak ksifoid çıkıntıdan umblikusa veya simpisis pubise kadar uzanan kabarıklıktır. Umblikal herni yd döneminde veya aşırı karın distansiyonucu sonucu umblikulustan üzerinde deri olmak üzere barsakların dışarı çıkmasıdır. Yd döneminde umblikal herni hipotiroidi, down send, kondrodistrofililerde sıklıkla karşılaşılır.
Beckwith-Wiedeman sendromu umblikal herni veya omphalosel, makroglossi, alında nevus flammeus, hepatomegal, böbreklerde büyüme ve semptomatik hipoglisemi ile karakterizedir.
PALPASYON: Hekimin elleri soğuk olmamalı, hastanın dizleri fleksiyonda ve başının altında yastık varken daha rahat muayene edilir. Önce yüzeyel palpasyon, parmaklar karına paralel tutularak iç kısımların bastırılması ile yapılır ve hastanın yüz ifadesine dikkat edilir. Hassasiyet o bölgede karın duvarının, peritonun ve organların inflamasyonunu gösterir.
Lokalize olmayan karın ağrısı nedenleri arasında pnömoni, allerjik nedenler, parazitoz, ÜSYE, romatizmal ateş, gastroenteritler, İYE, diabetik ketoasidoz, ÜK, cycle cell anemi, lösemi, kızamık, tüberküloz, peritonit ve diğer enfeksiyonlar sayılabilir.
Sağ üst kadranda hassasiyet hepatit, kolesistit, sağ pyelonefrit, sağ alt pnömoni ve hepatomegali nedenlerine bağlı olabilir.
Sol üst kadranda hassasiyet dalak rüptürü, splenomegali nedeni ile (bakteriyel endokardit, polistemi, lösemi, orak hücreli anemi, malarya) olabilir. Sağ veya sol üst kadranda kıvrandırır tarzda ağrı üretral taşlarda olabilir.
Epigastrik bölgede hassasiyet peptik ulkus, gastrik olabilir. Apendisit başlangıcında görülebilir.
Alt kadranda menstrüasyon ile birlikte hassasiyet salpinjitte görülür. Sağ altta ağrı en çok apendisitte meydana gelir. Ayrıca üreteral taş, İYE, over-testis torsiyonu, salpinjit, gastroenterit, meckel divertikülitinde ve fekal obstrüksiyonlarında karın alt kadranında hassasiyet meydana gelir.
Direkt rebound hassasiyeti karın duvarına parmak uçları ile bastırılıp, aniden geriye çekilmesi sonucu bastırılan yerde geçici ağrı olmasına denir. İndirekt rebound hassasiyeti ise karında başka bir bölgenin bastırılması ve elin aniden çekilmesi sonucu ağrının ilk olarak hassasiyet alınan yerde duyulmasına denir.
Balotman: Asiti olan hastalarda bir eli kitle şüphe edilen yerin arkasına tutarken, diğer elinin parmak uçları ile 2-3 cm’lik derinlik oluşturacak şekilde sert vurular yapar. Kitlenin arkaya gidip gelmesi sonucu balotman hissedilir.
Apendisit: Klasik klinik tabloda erken devrede epigastrik ağrı, bulantı ve kusma görülür. Ağrı daha sonra sağ alt kadrana lokalize olur. Palpasyonla göbek ile sağ krista iliaka anterioru birleştiren hattın 1/3 kısmındaki Mc Burney noktasında hassasiyet, direkt ve indirekt rebound alınır. Apendisitli çocuklar topallayarak yürür, sağ kalça hiperekstansiyona getirilirse ve topukları üzerine hızla düşmesi istenirse sağ alt kadranda ağrı olur.
Peritonit: Apendisit, delici karın travmaları, bağırsak perforasyonları, sepsisin komplikasyonu olarak, salpinks-böbrek-diğer komşu organlardan direkt komşuluk yolu ile gelişen periton iltihabıdır. Büyük çoc’larda toksik tablo, karın kaslarında istemsiz kasılma, sertlik ve yaygın hassasiyet ile karakterizedir. Küçük çoc’larda distansiyon, hafif hassasiyet, karın derisinde ödem ve hiperemi görülebilir. Kusma, beslenme problemleri ve ateş görülebilir. Alt ekstremitelerini fleksiyonda tutma eğilimindedirler.
Karında kitleler: Organomegaliler sonrası en sık Wilms tm ve ikinci sıklıkta nöroblastomdur.
Wilms tümörü orta hattı geçmeyen, sert, düzgün yüzeyli kitle olarak ele gelirken, nöroblastom orta hattı geçen, yumşak, yüzeyi düzensiz kitle olarak ele gelir.
Fibrinöz tüberküloz peritonitte karında multipl tm olarak düşünülen yanıltıcı kitleler palpe edilebilir.
İnvajinasyon: kanlı gayta ile birlikte rahatlık dönemini takiben çoc’ların bacaklarını karnına doğru çekip, tiz sesle ağlaması ile karakterizedir. Muayenede karında sucuk şeklinde kitle ele gelir.
Hepatomegali: KC’in palpasyonda hassas olması viral hepatit, kalp yetmezliğine bağlı konjesyon, KC apseleri, EMN ve diğer hepatit nedenleri sayılabilir.
Postnekrotik sirozda KC sert, yüzeyi nodülerdir. Ayrıca sepsis, brusellozis, amebiazis, sifiliz, sıtma, leişmeniazis, toksoplazmozis, KC apseleri, leptospirozis, histoplazmozis, tbc, kist hidatik gibi enfeksiyöz nedenler hepatomegaliye yol açar.
Kardiyovasküler sebeplerden KKY, konstrüktif perikardit, hepatik ven trombozu gibi nedenler hepatomegaliye yol açar.
Metabolik sebeplerden mukopolisakkaridozlar, lipid-glikojen depo hastalıkları, galaktozemi, Wilson hastalığı, konjenital porfiri, amiloidoz, hemosiderozis, alfa-1-antitripsin hastalığı, kistik fibrozis gibi nedenler hepatomegaliye yol açar.
Neoplastik nedenlerden lösemi, Hodgkin hastalar, lenfomalar, nöroblastom metastazları; hepatoma gibi nedenler hepatomegaliye yol açar.
Safra yolları obstrüksiyonu, travmaya bağlı subkapsüler kanama, hemolitik anemiler, kollajen doku hastalıkları gibi diğer nedenler hepatomegaliye yol açar.
Safra kesesi patolijileri erişkinlere göre daha nadirdir. Akut kolesistitde Murphy işareti önemli olup KC alt kenarı palapasyonla aşırı hassastır ve derin palapasyonla hasta inspiriyumunu yarıda keser.
Böbrekler prematüre ve yd’larda palpe edilebilir. Böbreklerde büyüme yapan en önemli neden hidronefrozdur. Polikistik böbrekte ele gelebilir. Perinefritik apsede ateş, kusma ve böbreğib muayenede ele gelmesi önemlidir. Kostovertebral açıda hassasiyetin olması böbreklerde veya perinefritik bölgedeki inflamasyonu gösterir.
Glob vezikale mesanenin distansiyonu ile meydana gelir. Koma, transvers myelit, Guillain Barra sendromu, SSS patolojileri ve postoperatif dönemde görülebilir.
PERKÜSYON: Perküsyona sternum altından başlanır ve ışınsal tarzda karnın bütün kadranları perküte edilir. Karında perküsyon anında matite alınması altta sıvı veya kitleye işaret eder.
Asit: Karın boşluğunda sıvı toplanmasına denir. Siroz, NS, Tbc peritonit, hipoproteinemiler, over tm’leri, KKY, abdominal drenaj bozukluklarına bağlı olarak gelişebilir. Fazla miktarda sıvı varlığında sırt üstü yatan hastanın karnı kurbağa karnı görünümdedir. Sensasyon de flu ise karındaki sıvının hasta sırtüstü yatarken bir tarafa fiske ile vururken diğer taraftan sıvının dalgalanmasının hissedilmesdir. Burada bir kişi karnın orta kısmına bastırması gerekir.
OSKÜLTASYON: Barsak sesleri 4-5/dk duyulur. AGE, peritonit ve intestinal obstrüksiyonların başında artmıştır. Peritonit ve intestinal obstrüksiyonların sonunda azalır. Ayrıca anestezi almış, paralitik ileus, üremili, miksödemli hastalarda azalmış veya kaybolmuş olabilir.